bitkilerle zehirlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitkilerle zehirlenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2014 Çarşamba

İskender Nasıl Öldü?

Efsanevi komutan Büyük İskender, şarabına karıştırılan bir bitki ile zehirlenmiş olabilir mi?

Bu soruyu Yeni Zelanda'daki Otago Üniversitesi'nden Leo Schep de sormuş ve arkadaşları ile kafa kafaya verip Büyük İskender'in ölüm sebebi üzerine bir araştırma yapmış. Çalışmanın sonuçları Clinical Toxicology dergisinin 2014 ocak sayısında yayınlandı: 

Pers İmparatorluğu'nun güçlü ordularını yenmeyi başaran Makedonya kralı ve tarihteki en büyük komutanlardan biri olarak bilinen Büyük İskender'in ölüm sebebi net değil ama bitkilerle zehirlenme sonucu ölmüş olabileceği düşünülüyor. Schep, Kral'ın M.Ö. 323'te sadece 32 yaşındayken ölümünden sorumlu olan bitkinin "Veratrum album" olduğunu savunuyor.


Schep, çalışmasında Büyük İskender'in daha önce iddia edildiği gibi arsenik ve striknin gibi maddeler kullanılarak zehirlenmesinin mümkün görünmediğini belirtiyor. Bu maddelerin hızlı ölüme yol açtığını ancak eldeki verilere göre komutanın 12 gün can çekiştiğini, konuşamaz ve yürüyemez hale gelerek öldüğüne dikkat çekiyor. 

Toksikolog Schep, ülkemizde beyaz çöpleme adıyla tanınan Veratrum album'un, Büyük İskender'in şarabına karıştırıldığını, acı tadı gizlemek için de tatlandırıcı kullanılmış olabileceğini ileri sürmüş.


Adı geçmişken kısaca bitkiden bahsedeyim. Veratrum album Liliaceae (Zambakgiller) familyasından. Ülkemizde doğal olarak Kuzeydoğu Anadolu'da yetişiyor. Giresun, Artvin, Ordu, Rize, Trabzon civarlarından kaydı var. Başucu kitabımız olan Türkiye'de Bitkilerle Tedavi kitabında Sayın Turhan Baytop bitkiden şöyle bahsediyor:

File:Veratrum album Aubrac.JPG"Rhizoma Veratri albi: Veratrum album L. (Liliaceae) türünün kurutulmuş rizom (toprak altı gövdesi) ve kökleridir. Bu tür 50-100 cm yükseklikte, yeşilimsi-beyaz çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitkidir. Yapraklar büyük, boyuna belirgin damarlı, katlı ve sivri uçludur. Kuzey-Doğu Anadolu dağlarının orman açıklıklarındaki çayırlarda yetişir. 

Rizomlar sonbaharda sökülür, tam halde veya ortalarından boyuna ikiye ayrıldıktan sonra, güneşte kurutulur. Rizomlar 5-10 cm uzunlukta, küçük havuç biçiminde, 1.5-2 cm çapında, üzeri soluk siyah renkli ve kök kalıntıları ile kaplıdır. Tadı acı olup, tozu şiddetle aksırtır.

Memleketimizde bugün bilhassa, nezle sonucu oluşan tıkanıklıklarda burnu açmak için, enfiye şeklinde kullanılmaktadır. Rizomun iç kısmı bir çakı ile kazınır ve elde edilen toz buruna çekilir. Bu nedenle drog İstanbul aktarlarında "kökenfiye" veya "suut kökü" ismiyle satılmaktadır.

Diğer isimler: Akçöpleme, Beyaz çöpleme, Beyaz harbak, Harbak beyaz, Kunduz kökü, Kökenfiye, Suut kökü."


Bitkinin toprak altı gövdesi nişasta, reçine, şekerlerin yanı sıra % 1-2 oranında alkaloit taşıyor (protoveratrin A ve B, jervin, rubijervin, vb. gibi). Bu alkaloitlerden dolayı bitki bir dönem gut, epilepsi ve hipertansiyon tedavisinde kullanılmış. Ancak yine bu alkaloitler sebebiyle de zehirli. Zehirlenme belirtileri bulantı, kusma, bradikardi, bayılma, kasılma, halsizlik ve felç. Bitkinin homeopati ilaçlarının bileşimine girdiğini de belirteyim. 

İskender'i öldüren bir Veratrum muydu bilinmez ama umarım bu bitki ile sadece doğada karşılaşırız. Bitkiyi çiçekli dönemde yakalayıp güzel fotoğraflarını çekebilmek dileğimle...
  

1 Nisan 2012 Pazar

Maydonoz Zannetikleri Ottan Zehirlendiler

Çocukken de bitkilere ilgim olduğunu, topladığım çiçeklerin nektarlarının, meyvelerinin hatta sütlerinin tatlarına baktığımı hatırlıyorum. Büyük bir tehlikeyi ucuz atlattığımı yıllar sonra eczacılık fakültesinde öğrenci olduğumda anladım. Çünkü bitkiler yararlı, tedavi edici maddelerin yanında birçok zararlı madde de içeriyorlar. Bu maddeler hele de bir çocuk için çok daha zararlı hatta öldürücü olabiliyor.

"Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde arazide oynarken maydanoz zannettikleri yabani otlardan yiyen 7 çocuk zehirlendi. Çocukların yediği otun maydanoz değil, zehirli baldıran otu olduğu anlaşıldı. Hastaneye kaldırılan çocuklardan ikisinin durumu ağır." Haber 31.03.2012 tarihli, CNNTürk'ün web sitesinden. http://video.cnnturk.com/2012/saglik/3/31/baldiran-otu-7-cocugu-zehirledi . 

Ülkemizde baldıran otu, ağu otu, yılanotu gibi isimlerle tanınan Conium maculatum, konin, konisein, konhidrin gibi alkaloidler taşıyor. Baldıran zehirlenmesinde bulantı, kusma, tükrükte artma, midriyazis, çift görme, körlük, taşikardi, bradikardi, konvülsiyon, merkezi sinir sisteminde baskılanma, karaciğer ve böbrek hasarı meydana geliyor. Bitkinin yandaki temsili çizimine göz attığınızda, baldıranın aynı familyada (Umbelliferae, Maydanozgiller) yer alan maydonoza ne kadar benzediğini net olarak görebilirsiniz.

Benzer bir haber Malatya'dan (16.09.2011). Akçadağ'da evlerinin dışında dolaşan amca çocukları Perihan, Yusuf, Ayşe ve Cengiz Taştan, topladıkları “pıtrak” tohumlarını yediler. Bir süre sonra evlerine dönen çocuklar, mide bulantısı, kusma ve ishal şikayetiyle yakınları tarafından hastaneye kaldırıldı. İki gün tedavi altında tutulan çocuklarda zehirlenme sonucuna bağlı olarak karaciğer yetmezliği geliştiği tespit edildi. Çocuklardan birinin karaciğer nakli olmasına karar verildi. Çocukların ailelerine ısrarla sorulması üzerine, çocukların halk arasında “pıtrak” adıyla bilinen Xanthium strumarium bitkisinin tohumundan yediklerinin anlaşılmış.

Evimizde baktığımız bazı süs bitkileri, arazide yetişen güzel görünümlü meyveler, renkli çiçekler çocuklar için çok ilgi çekici olabiliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından 2007 yılında basılan "Birinci Basamağa Yönelik Zehirlenmeler Tanı ve Tedavi Rehberi"nde birçok zehirlenme tipinin yanı sıra bitkilerle zehirlenmeler de ayrıntılı olarak açıklanıyor. İlgili bölümde, halk arasında tedavi amacıyla kullanılan bazı zehirli bitkiler (Ecbalium elaterium, Ricinus communis, Peganum harmala, Veratrum album, Mandragora officinarum, Urginea maritima, Cassia türleri, Rhododendron türleri), zehirli salon bitkileri (difenbahya, deve tabanı, Atatürk çiçeği), zehirli bahçe ve kır bitkileri (Amygdalus communis, Hyoscyamus niger, Atropa belladonna, Datura stramonium, Nerium oleander, Hedera helix, Robinia pseudoacacia, Colchicum türleri) ile meydana gelen zehirlenmeler hakkında bilgi veriliyor. Zehirlenmeye sebep olan bileşikler, hastada gözlenecek belirtiler ve bulgular, tedavide kullanılacak yöntem ve antidotlar anlatılıyor. 

Kitabı bu adresten indirmeniz mümkün: http://www.akilciilac.gov.tr/


Peki biz neler yapabiliriz, çocuklarımızı nasıl koruyabiliriz? (http://www.bitkiselhaber.com/yazdir.php?haber_id=72133)

  1. Çocuklarımızı doğada yalnız bırakmayarak ve doğadaki bitkileri tanımadan yemenin sakıncalı olacağından bahsederek önlem alabiliriz.
  2. Evlerde bulunan salon bitkilerini çocukların ulaşamayacağı yerlere koymalıyız.
  3. Ev-bahçede bitkilerle uğraşırken eldiven takmalı, yaprakları koparırken, zararlı olabilecek bir sıvı fışkırabileceğini düşünerek yüzümüzü korumalı, kesme işlemi sırasında makas kullanmalıyız.
  4. Zararlı etki meydana gelmişse vakit geçirmeden UZEM'i (Ulusal Zehir Danışma Merkezi) (telefonu: 114 uzem@rshm.gov.tr) aramalıyız. Merkezdeki görevliler size yardımcı olacaktır. Onların tavsiyelerine göre en yakın hastanenin acil servisine gitmeniz gerekebilir.
  5. Acil servise giderken, bitkinin de götürülmesinde yarar var (bazen Türkçe isimler karışmaya sebep olabiliyor)
Sağlıklı günler...