9 Nisan 2013 Salı

Haşhaş, Opium, Afyon

Son günlerde bölümümüzde hummalı bir koşuşturma var. Yenilenen laboratuvarlarımızı tekrardan yerleştirmek ve düzenlemekle uğraşıyoruz. Cuma günü kitaplıkları düzenlerken; elimize, o kitaplıkta yıllardır durduğunu fark etmediğimiz dokümanlar geçti. Bunlardan biri de 1987 yılında TMO tarafından hazırlanmış bir kitapçık, "Narcotics Control in Turkey". 


Bu gün fırsat bulup incelediğim kitapçıktan birkaç resim paylaşmayı düşündüm. Aslında Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği ile Afyon'daki Bolvadin Alkaloit Fabrika'sına düzenlediğimiz gezide de birçok fotoğraf çekmiştim ama o fotoğrafları arşivden çıkarmak biraz zaman alacak gibi. İleride bir yazıda gezinin hikayesi ile fotoğrafları paylaşırım.



Kitapçıktan bahsedilen bir kaç önemli bilgi:

  • Ülkemizde haşhaş MÖ 3000'lerden beri yetişiyor-yetiştiriliyor.
  • İlk zamanlar haşhaş tohumları yağ elde edilmesi amacıyla ve besin olarak kullanılıyor. Uyuşturucu özelliğinin keşfiyle değeri artıyor.
  • Ülkemizdeki haşhaş üretimi, 1938'den bu yana TMO tarafından kontrollü, stoklu, standardize yöntemlerle yapılmakta. 
  • TMO'nun Afyon Bolvadin'deki Alkaloit fabrikasında, 1981'den bu yana hem medikal kullanım hem de yurt dışına satış amacıyla haşhaş kapsülleri işleniyor.
  • 1938-1971 yılları arasında dünya piyasasındaki en kaliteli afyonu Türkiye üretiyor. Ancak kaçakçılık, kontrolsüzlük gibi sebeplerle 1971-1974 yılları arası haşhaş ekimi yasaklanıyor. 
  • 1974'de Birleşmiş Milletler'in desteği ile işlenme yöntemi değiştirilerek kontrollü üretime geçiliyor. 1965'te 35 ilde ekim yapılırken 1980'lerde 7 ilde ekim yapılmasına izin veriliyor.
  • Ekim yapmak için çiftçilerin mutlak TMO'dan lisans almaları gerekiyor ki bunun için de baya ince eleyip sık dokunmuş zamanında. 
  • Günümüzde kapsüllerin çizimi ile afyon elde edilmesi kesinlikle yasak, haşhaş kapsülleri doğrudan fabrikaya getirilip orada ekstraksiyon ünitelerinde işleniyor.
  • Elde edilen morfin hidrat üzerinden türevleme ünitesinde ihtiyaca göre kodein, dionin ve türevleri hazırlanabiliyor. Ürünlerin kalitesi farmakope standartlarına göre kontrol ediliyor.  
Bolvadin'de üretilen ürünlerden örnekler (Narcotics Control in Turkey, 1987)

Konu ile ilgili çok detaylı bilgilerin ve istatistiklerin yer aldığı TMO'nun bir kaynağı için: http://www.tmo.gov.tr/Upload/Document/raporlar/HashasRaporu2012.pdf  
Bu dökümanda haşhaşla ilgili merak ettiğiniz her konuda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz. 


Ülkemizdeki haşhaş ekim alanlarını gösteren harita-2010


Yukarıdaki harita ise, İngilizce bir kaynaktan. "Opium poppy licensing in Turkey" başlıklı çalışma 2011 yılında ICOS (International Council on Security and Development) tarafından  hazırlanmış. Dökümanın son 13 sayfasında çok güzel fotoğraflar var, göz atmanızı tavsiye ederim. 

26 Mart 2013 Salı

Bitkisel Ürünlere Bakanlık'tan Sıkı Takip

25 Mart 2013 Pazartesi (Zaman Gazetesi) 

Halk sağlığını tehlikeye atan ve ruhsatsız satılan bitkisel ürünler, Türkiye genelinde mercek altına alınıyor. Sağlık Bakanlığı, bitkisel ürün satış yerlerindeki bitkisel ürünlere sıkı denetim getiriyor. Uzmanlar da Bakanlık izni, hekim ve eczacıların kontrolü olmadan bu tür ürünlerin kullanılmaması uyarısında bulunuyor.

Sağlık Bakanlığı, aktar, baharatçı ve bitkisel ürün satan yerlerdeki bitkisel ürünleri mercek altına aldı. Bakanlık, 81 il valiliğine acil kodu ile gönderdiği yazıyla, İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin eczane, ecza depoları, aktar ve baharatçı gibi yerlerde tedavi amacıyla halka satışı yapılan ruhsatsız bitkisel ürünlerin satışının engellenmesini istedi.


Bakanlık, yazısında, “Bakanlığımızca ruhsatlı ya da izinli olmadığı halde ‘gıda takviyesi’, ‘besin takviyesi’, ‘vitamin takviyesi’, ‘vücut direncini artıran ürün’ olarak adlandırılan ürünlerin ‘fitoterapi’ adı altında endikasyon belirtilerek ve sağlık beyanında bulunularak satıldığı bilgilerine ulaşılmıştır.” ifadelerine yer verildi. Bu kapsamda bitkisel ürünlerle tedavinin suistimale açık olduğu ve halk sağlığıyla ilgili olumsuz bir durumun yaşanmaması için denetimlerin sıklaştırılması gerektiği belirtildi. Bütün aktar, baharatçı ve diğer satış yerlerinde ‘fitoterapi’ adıyla ehliyetsiz kişilerin, sağlık beyanında bulunularak bitkisel ürün satmaları engellenecek. 

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu da, ruhsatsız ‘bitkisel ürünlere’ karşı vatandaşları uyardı. Bitkilerle uygulanan tedavi yöntemi anlamına gelen ‘fitoterapi’nin ehliyetsiz kimselerce uygulanmasının yasak olduğunu belirten İlaç Kalite Daire Başkanı Fatma Bekar, “Fitoterapinin, mutlaka hekim ve eczacı tavsiyesi ile uygulanması gerekir. Bu amaçla kullanılacak ürünler kesinlikle bakanlıkça izinli ürünler olmalıdır.” diye konuşuyor. Sağlık Bakanlığı dışındaki bakanlıklardan alınan onay ve izinlerle fitoterapi yapılmasının yasak olduğunu hatırlatan Bekar, “Bu ürünler eczane dışında satılamaz. Bir aktar ya da baharatçının bitkisel ürünleri ilaç gibi etki gösterdiğini belirtmesi kanunen yasaktır.” ifadelerini kullanıyor. Bakanlığın son dönemde ruhsatsız bitkisel ilaç satışı yapan firmalara sıkı takip uyguladığını vurgulayan Fatma Bekar, “Sadece internette bine yakın web sitesi ve 2 bin 500 ruhsatsız ürün engellendi. Eczanelerde bakanlık onaylı 150’ye yakın bitkisel ürün var. İsteyen, eczacı ve hekim tavsiyesi ile bu ürünleri alabilir.” şeklinde konuşuyor. 

Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilge Şener ise halk arasında doğal olan her şeyin zararsız olduğuna dair yanlış bir inanış olduğunu belirtiyor. Prof. Şener, “Hangi koşullarda, kim tarafından üretildiği belli olmayan bitkisel ürünler yarar yerine, karaciğer ve böbrekler başta olmak üzere organizmada harabiyete sebep oluyor.” diye konuşuyor. Diğer ilaçlarda olduğu gibi, bitkisel ilaçlarda da ilaç-ilaç, ilaç-besin etkileşmeleri olduğunu belirten Prof. Şener, “Bu ürünlerin bilinçsiz kullanımında insan vücudunda istenmeyen durumlar meydana gelebilir.” diyor. 

19 Mart 2013 Salı

Flaş Kromatografi Kitabı


Bu fotoğraf geçen yıl Gazi Ünv. web sitesinde yayınlanmıştı
3-5 yıl kadar önce; doktora tezimde Juniperus (ardıç) türlerinin meyve ve yapraklarındaki antidiyabetik etkili maddeleri ayırmaya çalışırken, Farmasötik Kimya bölümünden hocam Prof. Dr. Erden Banoğlu "Gel bizim flaşta ayırmayı deneyelim" dediğinde "flaş ne ki?" demiştim. Açıkçası yeni bir teknik olduğundan ve cihaza yabancı olduğumdan da biraz çekinmiştim.

Bu vesileyle o günlerde tüm bölümün yoğun olarak kullandığı flaş kromatografi cihazı ve kolonları ile tanıştım. Erden hoca'nın teşviği ve Burcu'nun (Çalışkan) yardımları ile en kalabalık fraksiyonlarımı seyreltmek için birkaç deneme yaptık, güzel sonuçlar, yeni bir çalışma deneyimi aklımda kalanlar... 

Erden hoca Teledyne Isco'nun hazırladığı ve cihazla birlikte gelen bir kitabı vermişti bana okumam, incelemem için. Kitabı incelerken, internette kolon tiplerine bakarken bir de baktım firmanın web sitesinde bir ilan, kitabı istemek için adresinizi veriniz diyor. Pek de ümitlenmeyerek yazdığım adresime, unuttuğum bir anda geliveren kitap geçenlerde elime geçti. Ben de fırsat bu fırsat linki sizlerle paylaşmak istedim. 



Effective Organic Compound Purification (Guidelines & Tactics for Flash Chromatography) adlı kitap 150 sayfa, İngilizce. İçinde bir çok grafik, şema, tablo var. Kitapta flaş kromatografi, kolon kromatografisinden avantajları, kolon tipleri, ayırım mekanizmaları, yöntem tasarlama, solvan seçimi, dedeksiyon seçenekleri ve örnek uygulamalara yer verilmiş. 

Uzun uzun anlatınca heveslendim, şu laboratuvar inşaatlarımız bitse de bir an önce tekrar çalışmaya başlasak :)