Boğaç Kunt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Boğaç Kunt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2012 Salı

Alıç Ağacı İle Sohbetler

Bir süredir hocam Prof. Dr. Fatma Ergun ile haziran ayında İstanbul'da düzenlenecek olan 10. Eczacılık Tarihi Toplantısında sunacağımız bildiri üzerinde beyin fırtınası yapıyoruz. (Toplantı için: http://www.facebook.com/events/245626702161648/) 
Pazartesi günü, hocam masasının üzerinde bir dağ gibi yükselen kaynak kitapları bana verdikten sonra Ekrem hoca (Prof. Dr. Ekrem Sezik) ile konuşmuşlar toplantı ve bildirimiz hakkında. Hoca bildirinin sonunu Alıç Ağacı İle Sohbetler'den alıntılarla bitirin, hoş olur demiş. Fatma hoca bunu bana ilettiğinde gayrı-ihtiyari odamdaki kitaplığıma el attım, ama kitabın evde olduğunu akşam evde fark ettim. 

Bu akşam aklıma geldi sayın Prof. Dr. Hikmet Birand'ın yazdığı Anadolu Manzaraları ve Alıç Ağacı İle Sohbetler adlı kitaplarını okuduğum günler. Şimdi baktım da biri 1999, biri 2001 baskısı. Üniversite yılları, baharda okula gidip gelirken araziye duyulan özlemi kabartan, metroda okunan kitaplar...

O zaman da Hikmet Birand'ı merak edip hayatını okumuşmuydum hatırlamıyorum ama az önce baktığım Ankara Fen Fakültesi herbaryumunun blogunda rastladım ona. (http://ankherbaryumu.blogspot.com/2009/11/profdr-hikmet-birand.html) Birand, 1904 Karaman doğumlu. Aslında Yüksek Ziraat Okulu mezunu, doktorasını Almanya’da yapmış. Yurda dönünce Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü’nde asistan olmuş, ardından doçentlik... Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kurulunca profesör olarak görev almış ve bir süre de burada dekanlık yapmış. Ardından rektörlük… Ülkemizde ilk bitki sosyolojisi çalışanlardan ama daha önemlisi zamanının sayılı doğa gözlemcisi ve doğa korumacısından biri. ODTÜ-Atatürk Ormanı’nın oluşturulmasında da büyük emeği varmış. Ülkemizin modern anlamda ilk herbaryum olan ANK Herbaryumu (Herbarium Turcicum-Türkiye Herbaryumu) 1933 yılında yine onun tarafından kurulmuş.

Yıllar öncesinden hatırladığım şey ise okuduğum bu iki kitabın da harika tasvirler içerdiğiydi. Kitapları okurken bir anda kendimi bozkırda bir ağaç altında gün batımını izlerken buluyordum veya bir gelinciği, papatyayı toplarken yemyeşil bir çayırda, veya Ankara çiğdeminin yanı başında... 

Anadolu Manzaraları 1957'da, Alıç Ağacı İle Sohbet ise 1968'de yayınlanmış ilk defa, Tübitak yayınlarından basılmasa tarih olup gidecekmiş iki güzel kitap da.  Fotoğraf sevenler Alıç Ağacı İle Sohbetleri okurken daha da mutlu olacaklar, çünkü harika İbrahim Demirel fotoğrafları süslüyor kitabı, kah siyah-beyaz kah renkli, bozkırda alıç ağaçları... Tekrar okumalı bu kitapları, belki bu hafta sonu İzmir yolu boyunca... 


Sonra alıçları yazmalı bloga, sonbaharda Ankara dağlarındaki, turuncu-kırmızı alıçları anlatmalı...

Kitapları bir karıştırayım dedim de bakın hoca Anadolu Manzaraları'nı yazarken de deli bir kış varmış Ankara'da :)


Yazıya konu olan Ankara çiğdemi 


not: Yazıyı sevenler aşağıdaki yorumlar kısmında yer alan sayın Boğaç Kunt hoca ile yaptığımız mesajlaşmaya da göz atsın mutlaka :) Boğaç hocanın blog adresi ise: www.dogatarihi.net ...