7 Mayıs 2013 Salı

İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi Taşınacak Mı?


Dün gece aile dostumuz Kadir Boğaç Kunt'un benimle paylaştığı gazete haberine çok üzüldüm. 76 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nin taşınması bence yok olması anlamına geliyor. Umarım taşınma sadece söylenti olarak kalır... Sizleri de haberdar etmek için haberin tamamını ekliyorum:

Atatürk’ün davetiyle Nazi zulmünden kaçarak Türkiye gelen Alman bilim adamı Ord. Prof. Dr. Alfred Heilbronn’un 76 yıl önce kurduğu tarihi İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi’nde taşınma endişesi yaşanıyor. İ.Ü. Rektörü Prof. Dr.Yunus Söylet‘in, eskiden Şeyhülislamlık olarak kullanılan alana yönelik Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bir talebinin olduğunu açıklaması botanikçileri kaygılandırdı. Botanikçiler, “Bitkilerin taşınacakları ortama uyum sağlamaları çok zor. Botanik bahçeleri savaşta bile bombalanmazken bahçenin bu şekilde zarar görmesi düşünülemez” diyor.

İ.Ü Fen Fakültesi’ne bağlı Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nde taşınma tedirginliği yaşanıyor. Taşınmayı gündeme getiren ise Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tarihi talebi oldu. Rektör Yunus Söylet, geçtiğimiz günlerde katılıdığı bir televizyon programında bu talebi doğruladı ve şunları söyledi; “6 ay kadar önce Diyanet İşleri Başkanımız geldi ve ilk defa gördüğüm bir tarihi fotoğrafçıkardı. Hakikaten orası eski Şeyhülislamlık. Duvarlarıyla ve bahçesiyle.(...) Bir formül üzerinde çalışıyoruz. Henüz detaylı konuşmadık ama orada bir talep var, bu talebin haklı yönleri var.” Söylet, “Bir şekilde taşınacak diyorsunuz?” sorusunda da, “Böyle bir ihtimal var evet; hiç yok diyemeyeceğim” yanıtını verdi.


4 bin çeşit bitki
Bu ifadeler üzerine taşınma korkusunun yaşandığı tarihi bahçeye gittik. Süleymaniye Camii’nin yanı başında yaklaşık 18 dönümlük bir arazide kurulu bahçede, 4 bin çeşit bitki yer alıyor. Türkiye’nin ilk botanik bahçesi olma özelliğini taşıyan bahçe, endemik birçok bitki türünün korunması açısından da büyük önem taşıyor. Hamburg Üniversitesi’nden bağış yoluyla tropik ve subtropik ülkelerin bitkilerinin yetiştirildiği bahçeye, 390 adet egzotik bitkinin yanı sıra 185 milyon yıllık tarihe sahip Çin Mabet Ağacı ile 300 milyon yıllık tarihe sahip Sago Palmiyesi eşsiz bir güzellik katıyor.


Uyum sağlayamazlar
Bahçe Sorumlusu Yrd. Doç. Dr. Erdal Üzen, taşınmanın birçok bitki türü için bir son olacağını şu sözlerle dile getiriyor: “Bahçemizde kaybolan türleri birarada tutmaya çalışıyoruz. Türkiye’deki 11 bine yakın bitki türünün 4 bini bahçemizde bulunuyor. Şu an Hakkari’de artık olmayan bir bitki zamanında hocalarımız tarafından bahçemize dikildiği için burada yaşamını sürdürmekte. Botanik bahçesi olarak kaybolmaya yüz olan bitkileri korumak zorundayız. Bu bitkilerin başka yere taşınması çok zor. Çünkü bu bitkilerin taşınacakları ortama adapte olmaları mümkün değil. Savaşta bile bombalanmayarak hassasiyet gösterilen botanik bahçelerinin bu şekilde taşınması ve hasar görmesi, önemli bitkilerin kaybedilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez.”

Tahrip olabilir 
Ege Üniversitesi Bahçe Bitkileri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Ercan Özzambak da botanik bahçelerinin genetik kaynaklar olduğuna dikkat çekerek, taşınmanın bitki türlerine zarar vereceği görüşünde. Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Prof. Dr. Adil Güner ise İ.Ü. Botanik Bahçesi’nin tarihi değeri olduğuna vurgu yaparak şunları söylüyor: “Avrupa bahçeciliği bizden öğrenmesine rağmen zamanla öne geçti. Çalışmaya devam etmeliyiz. Bahçenin korunması ve fonksiyonunun artırılarak işlevini sürdürmesi gerekiyor. Taşınırsa tahribat yaşanabilir.”


Bahçeye ismi verildi
Fen Fakültesinin Biyoloji, o zamanki adı ile “Nebatat ve Hayvanat Enstitü”leri için yeni bir bina gerekli olunca Süleymaniye’de İstanbul Müftülüğü’nün bahçesindeki, bir yangın sonucu kullanılamaz hale gelen, İstanbul Kız Sultanisi’nin arsası üzerinde bir binanın yapılmasına karar verildi. Botanik bahçesi 4 Haziran 1937’de hizmete açıldı. Bahçede büyük emeği geçen bilimadamı Alfred Heilbronn anısına Üniversitenin 70. yılında botanik bahçesine “İstanbul Üniversitesi, Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi” adı verildi. Bahçe mesai saatleri içerisinde gezilebiliyor. 

AYŞE SORUCU (www.milliyet.com.tr 06.05.2013)

Bahçe hakkında daha fazla bilgi ve bahçedeki türler için:
http://www.istanbul.edu.tr/fen/botanik-bahcesi.php
İngilizce bilgiler için:
http://www.coimbra-group.eu/uploads/2012/Istanbul-Botanical%20Garden.pdf
Harita ve iletişim bilgileri için:
http://istanbulforkids.com/konu-basliklari/2012/2123/2123/

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Asuman Baytop ve Turhan Baytop

İstanbul Ünv.'deki Türk Eczacılık Tarihi Müzesi'nden
Ülkemizde yapılan farmasötik botanik ve farmakognozi yayınlarını ve kitaplarını karıştırırken çok sık rastlayacağınız isimlerden ikisi Asuman ve Turhan Baytop olacaktır. 

Onlar; bilim dünyasına kazandırdıkları yeni türler, içinde bulundukları şartlara rağmen ürettikleri kapsamlı çalışmalar ile ülkemizi gururlanmış akademisyenler... Öğrencilerinin ufkunu açmış,  değerli bilim insanlarının yetişmesine vesile olmuş, hayatlarını bilim ve doğa aşkıyla dolu geçirmiş, bizlere örnek olan iki değerli insan... Kitaplığımın en güzel yerinde duran sık sık açıp baktığım  (Türkiye'de Bitkilerle Tedavi, Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Türkiye'de Botanik Tarihi Araştırmaları, Anadolu Dağları'nda 50 Yıl, Türkiye Eczacılık Tarihi Araştırmaları gibi) bir çok kitabın yazarları...

               

Bu sabah, (onların izinden giden kızları) sayın Feza Günergun'un kaleminden anne ve babasının hayat hikayesini okudum. Bu makaleleri sizlerle de paylaşmak istedim. Benim 2002 yılında vefaat eden Turhan Hoca ile tanışma şansım malesef olmadı. Asuman Hoca'yı ise ilk defa İstanbul'da düzenlenen Farmakognozinin 50. Yılı Kutlama Toplantısı'na katıldığımda görmüş, tanımış ve gururlanmıştım. 


Güncel Not: Sayın Asuman Baytop 18 Şubat 2015 günü vefaat etmiştir. Ülkemiz bilimi için çok değerli iki isim olan Baytop'ları saygıyla anıyor, eserleri ve yetiştirdiği öğrencileri ile adlarının hep yaşayacağını belirtmek istiyorum...


Asuman Baytop:

http://www.journals.istanbul.edu.tr/iuoba/article/download/1023009014/1023008365

2 Mayıs 2013 Perşembe

Takviye Edici Gıdalarla İlgili Yönetmelik

Takviye edici gıdalar onay alınmadan üretilemeyecek, işlenemeyecek, ithalatı yapılamayacak ve piyasaya arz edilemeyecek. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nca hazırlanan "Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik", Resmi Gazete'nin bugünkü (02.05.2013) sayısında yayımlandı.



Yayım tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek düzenlemeyle takviye edici gıdaların ithalatı, üretimi, işlenmesi ve piyasaya arzına ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, takviye edici gıdalar onay alınmadan üretilemeyecek, işlenemeyecek, ithalatı yapılamayacak ve piyasaya arz edilemeyecek. 

Onaylanan takviye edici gıdaların listesi ile bu gıdaları üreten, işleyen ve ithal eden gıda işletmeleri, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının resmi internet sitesinde güncellenerek yayınlanacak.

Düzenlemeyle Takviye Edici Gıda Komisyonu (TEGK) ve Uzman Veri Tabanı oluşturulacak. TEGK, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan 6, Sağlık Bakanlığı'ndan 3 temsilci, her iki Bakanlıkça ayrı ayrı seçilecek 3'er bilim insanı olmak üzere takviye edici gıda konusunda deneyimli 15 üyeden oluşacak. 

Bakanlık, yönetmelik kapsamında TEGK'nin yapacağı çalışmalarına uzman desteği sağlamak amacıyla uzmanların uzmanlık alanlarını ve iletişim bilgilerini içeren verilerin yer aldığı Takviye Edici Gıda Uzman Veri Tabanı oluşturacak. 

Bakanlık, ithal edilen, üretilen, işlenen ve piyasaya arz edilen herhangi bir takviye edici gıdanın insan sağlığı üzerinde zararlı bir etkisinin olması ihtimalinin belirmesi, bilimsel belirsizliklerin devam etmesi ve mevcut tedbirlerin yetersiz kalması durumunda, kapsamlı bir risk değerlendirmesine imkan sağlayacak daha fazla bilimsel veri elde edilinceye kadar geçici olarak üretimin veya ülkeye girişin durdurulması, piyasaya arzının ve kullanımının yasaklanması, tüketiminin engellenmesi ve toplatılması gibi ihtiyati tedbirlere başvurabilecek.

Takviye edici gıdalar, ''Normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla, vitamin, mineral, protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi, amino asitler gibi besin ögelerinin veya bunların dışında besleyici veya fizyolojik etkileri olan bitki, bitkisel kaynaklı maddeler, biyoaktif maddeler ve benzeri maddelerin konsantre veya ekstrelerinin tek başına veya karışımlarının, kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzer sıvı veya toz formlarda hazırlanarak doz halinde sunulan ürün'' olarak tanımlanıyor.
A.A