30 Nisan 2012 Pazartesi

Kozalaklılar

Botanik laboratuvarımızda her sene bir haftamızı Gymnospermae (açık tohumlu) bitkilerine ayırırız. Aslında bundan önceki yıllarda, tüm öğrencilerimizle birlikte Orman Genel Müdürlüğü'nün Söğütözü'ndeki arazisine gider bitkileri yerinde incelerdik. Böylece yarım günlük bir ekskürsiyon yapmış olurduk. Ama kulağımıza bu sene OGM arazisinin başka bir kuruma devredileceği haberleri geldiğinden gitmek yerine örnekleri laboratuvarda inceledik.

Çamlar ve ardıçlarla kaplı Işık Dağı (Ankara), 2010
Önce kısa kısa bilgiler:
Gymnospermae bitkilerinde (açık tohumlularda), yumurta (ovül) ve meydana gelen tohum açıkta. Karpel kendi üzerinde kapanmamış, ovülleri içinde saklayan bir ovaryum halini almamış. Erkek çiçekler polen keselerine, dişi çiçekler de ovüllere indirgenmiş. Gerek erkek çiçekler, gerekse dişi çiçekler genellikle strobil (kozalak) durumlar halinde. Polen taneleri, doğrudan ovülün tepesindeki polen odacığına girer ve döllenme burada gerçekleşir. Çiçekler daima tek eşeylidir.


Gymnospermlerin hepsi odunlu bitkiler yani ağaç ve ağaççıklar. Bir kısmında gövde basit ve tepede yapraklı, bir kısmında ise zengin bir dallanma görülüyor. Tırmanıcı bitkilere ve bazı çalılara gimnospermlerin ileri familyalarında rastlanıyor. Gymnospermlerde odun borusu olarak sadece trakeitler var. Çoğunda reçine kanalı bulunuyor.  Açık tohumlular, kışın yaprak dökmeyen bitkiler (birkaç istisna var tabii). Yapraklar bazen büyük ve pennat damarlı, bazen iğnemsi (örn. Pinus sp.), bazen pul şeklinde (örn. Cupressus sp.), bazense yelpaze (örn. Gingko biloba) biçiminde. 

Biz derste Coniferae (kozalaklı bitkiler) takımından 3 familyada yer alan farklı cinsleri inceliyoruz. 

Familya: Taxaceae
Şeritsi yapraklar, meyve (kırmızı) ve tohumlar
Kuzey yarımkürede yetişen, reçine taşımayan, kışın yaprak dökmeyen, dioik, bazen monoik ağaçlar. Yapraklar şeritsi veya şeritsi lanseolat, genellikle iki sıra üzerinde sık dizilişli. Tohum tepede açık olan etli bir arillus ile sarılı. Embriyo 2 kotiledonlu. 3 cins ve 13 türü mevcut. 

Tür: Taxus baccata (porsuk ağacı): 
Ülkemizde Trakya dağları, Kuzey Anadolu dağları boyunca ve Toroslarda yetişen, kışın yaprak dökmeyen, dioik bir ağaç. Yapraklar yassı, kısa, linear, üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü 2 açık renk çizgili. Alternan ve sık dizilişli. Dik dallarda, yapraklar bütün çevreye dağılmış, yatay dallarda ise iki karşılıklı sıra. Meyve etrafındaki kısım (arillus) kırmızı. Zehirli bir bitkidir. Taşıdığı alkaloitler kanser tedavisinde ilaç olarak kullanılmakta. 

Familya: Pinaceae: 
Pinus nigra-karaçam iğne yaprakları,
tomurcuk ve dişi kozalak-ODTÜ 2012 (Çağlar)
Başlıca kuzey yarıkürede yayılmış olan, reçine taşıyan, monoik ağaçlar. Yapraklar linear veya iğne şeklinde. Dişi kozlaklar çok pullu, pullar sarmal dizilişli. Ovüller her pulun üst yüzünde ve tabanında, 2 tane bir arada. Kozalak olgunlukta odunlu, Kozalak pulları, tohumlar olgunlaşıncaya kadar sıkıca kapalı kalır, olgunlukta aralanır veya düşer. Tohumlar kanatlı veya kanatsız, embriyo çok kotiledonlu. 10 cins ve 210 kadar tür. Ülkemizde 4 cins ve 11 tür. 


Cins Tayin Anahtarı: 
1a. Bitkide uzun ve kısa sürgünler var 
    2a. Kısa sürgünler 2 iğne yapraklı ................................................. Pinus 
    2b. Kısa sürgünler 30-40 iğne yapraklı ......................................... Cedrus 
1b. Bitkide yalnız uzun sürgünler var 
    3a. Yapraklar yassı, linear, alt yüzü 2 paralel mum çizgili, kozalak dik,    
         olgunlukta pullar dökülür……......……...…………………….....………………….Abies 
    3b. Yapraklar enine kesitte dört köşeli, kozalak sarkık, olgunlukta olduğu
        gibi düşer.............................................................................. Picea

Pinus nigra-karaçam (dişi kozalak)
ODTÜ 2012
1. Pinus (Çam) türleri: Uzun ve kısa sürgünler taşıyan, kışın yaprak dökmeyen, iğnemsi yapraklı ağaçlar. Uzun sürgünler, yaşlı fertlerde yapraksız, genç fertlerde yapraklı. Kısa sürgünler 2,3 veya 5 yaprak taşır, yapraklar demet halinde ve demetin sapı kısa, zarımsı bir kın ile sarılı. Kozalaklar olgunlukta olduğu gibi düşer. Tohumlar kanatlı, bazen kanatsız. Ülkemizde P. nigra, P. sylvestris, P. pinea, P. brutia ve P. halepensis doğal olarak yetişmekte. 




Cedrus-sedir dalları,
Afyon 2010


2. Cedrus (Sedir) türleri: Uzun ve kısa sürgünler taşıyan, kışın yaprak dökmeyen ağaçlar. Yapraklar kısa, iğnemsi, uzun sürgünlerde teker teker seyrek dizilişli, kısa sürgünlerde birçoğu bir arada. Kozalaklar dik ve büyük. Olgunlukta pulları dökülür, ancak orta eksen kalır. Tohumlar 3 köşeli ve kanatlıdır. Dünyada 4 türü bulunan cins, ülkemizde Cedrus libani (Lübnan sediri) ile temsil edilmekte. 



Abies-göknar
yaprak ve dişi kozalakları
Ilgaz 2008 (Çağlar)

3. Abies (göknar) türleri: Yalnız uzun sürgünler taşıyan, kışın yaprak dökmeyen ağaçlar. Yapraklar yassı, şeritsi, üst yüzü koyu yeşil, alt yüzü iki paralel beyaz çizgili. Koparıldığı zaman, yaprak tabanında küçük dairemsi bir tabla görülür ve dal üzerinde dairemsi bir iz kalır. Kozalaklar dal üzerine dik oturur. Olgunlukta pullar dökülür yalnız eksen kalır. Tohum 3 köşeli ve kanatlı. Ülkemizde 4 göknar türü var: A. bornmülleriana, A. nordmanniana, A. cilicica, A. equi-trojani. 




4. Picea (ladin) türleri: Yalnız uzun sürgünler taşıyan, kışın yaprak dökmeyen ağaçlar. Yapraklar iğnemsi, 4 yüzlü ve her yüzünde 1 çizgili. Yaprakları koparıldığı zaman, dal üzerinde diken gibi bir çıkıntı kalır, bu nedenle yaprakları dökülmüş dallar bir törpü görünümündedir. Kozalaklar sarkık, pulları ince ve olgunlukta dökülmez, kozalak bütün olarak düşer. Tohumları kanatlıdır. Ülkemizde Picea orientalis (doğu ladini) doğal olarak yetişmekte.

Picea-ladin dişi kozalağı, Mogan 2012 (Çağlar)
Yozgat 2007 (Çağlar)
Familya: Cupressaceae: 
Oldukça geniş yayılışlı, kışın yaprak dökmeyen, monoik, bazen dioik ağaç veya çalılar. Yapraklar pul şeklinde veya subulat, bazen dimorf. Dişi kozalaklarda, kozalak pulları yassı veya peltat bazen etli ve birleşik, az adette (1-12). Olgun kozalak odunlu bazense etli bir bakaya benzer şekilde. Embriyo 2, bazen 5-6 kotiledonlu. 15 kadar cins ve 140 kadar tür. Ülkemizde 3 cinsi, 10 türü var. 

Cins Tayin Anahtarı: 
1a. Kozalak odunlu 
     2a. Kozalak pulları peltat, olgunlukta aralanır. Tohum kanatlı ve çok sayıda
          ....................................................................................Cupressus 
     2b. Kozalak 1,5 cm boyunda, 6-8 pullu, pulların sırtı  boynuzlu......... Thuja 
1b. Kozalak etli, pullar etli ve birleşik 
     3a. Kozalak yaklaşık 1 cm çapında, 1-6 tohumlu, tohumların hepsini saran 
          sert bir kılıf yok ………………....................……..….……………………. Juniperus 

Bizim incelediğimiz örnekler ise;

1. Cupressus sempervirens (servi): Ülkemizde Batı ve Güney Anadolu’nun sahil bölgelerinde yetişen, yaprakları koyu yeşil renkli, küçük pul şeklinde, karşılıklı ve imbrikat dizilişli olan bir ağaç. Kozalaklar odunlu, toparlak ve 2-3 cm çapındadır, pullar peltat ve 8-14 tanedir. Her pulda 8-20 kanatlı tohum bulunur. İki varyetesi var: Cupressus sempervirens var. horizontalis (dalları yatık), Cupressus sempervirens var. pyramidalis (dalları dik).



2. Thuja orientalis (Doğu mazısı): Anayurdu Asya olan doğu mazısı yaklaşık 10 m'ye kadar uzayabilen bir çalı. Dik dalları, yelpazeyi andıran dalcık sistemi ve arkalarında mahmuz bulunan kozalak pulları bulunur. Yaygın bir biçimde süs ve çit bitkisi olarak kullanılıyor.




3. Juniperus oxycedrus (katran ardıcı): Bir Akdeniz bölgesi bitkisi, Trakya’da ve Anadolu’da yaygın. Dioik. Sık bir çalı, bazen küçük bir ağaç şeklinde. Yaprakları subulat ve batıcı ve üçlü vertisiller halinde. Yaprakların üst yüzünde, orta damar ile ayrılmış 2 beyaz mum çizgisi bulunur. Bakka 6-9 mm çapında, olgunlukta kırmızımsı kahverengi. 
Juniperus communis var. saxatilis, Işıkdağı 2010 
Çalışma sırasında bazı türlerin yaprak kesitlerini aldım. Preparatları kloralhidratla hazırladım (Yanımda fotoğraf makinam olmadığından kesitlerin fotoğraflarını cep telefonu ile çektim)...
   A. Cedrus libani yaprağı
   B. Picea orientalis yaprağı
   C. Pinus nigra yaprağı

Kozalaklıların en sevdiğim özelliği nedir ne anlatabilirim son cümlelerde diye düşününce bu kış karlar altındaki çam ormanlarının görüntüsü geldi aklıma. Kışın da yazın da seyri hoş bir manzara... Mis gibi reçine kokmaları, üzerlerindeki likenlere ev sahipliği yapmaları, sincaplara gıda olmaları... Hımm sanırım buldum en çok irmik helvası içindeki kavrulmuş çam fıstığını seviyorum :)

Bergama, Asklepios antik kenti önünde
çam fıstığı satan köylüler, 2009 İzmir (Çağlar)

Fotoğraflar için Çağlar'a kocaman bir teşekkür!
Çam fıstığı tohumları











4 yorum:

  1. Çok güzel bir konu inceleme olmuş. Ellerine sağlık.
    Eski belgesellerden bir not eklemek istedim. Sıcaklık belli bir dereceyi geçtiğinde kozalakların her bir pulunun dış kısmı iç kısmından daha hızlı su kaybeder. Bu dışa doğru bükülmelerine neden olur. Ardından kanatçıklı tohumlar serbest kalır ve dönerek havalanırlar. Böylelikle istenen hava şartları sağlanana kadar kanatlı tohumlar kozalaklar içinde güvende kalırlar.

    YanıtlaSil
  2. Evet çok güzel bu bilgiler de :) Sıcak havada (kış sonrası) çıtır çıtır açılan kozalak sesleri de ne güzeldir!
    Aslında tohum fotoğrafı da olmalı bizde, en azından Picea (ladin)tohum pulu-tohumunun var. Bir bakayım başka neler var...

    YanıtlaSil
  3. Allah selamet, uzun ömür versin "Yıldırım Akman" hocanın "Vejetasyon" dersindeymişim gibi hissettim kendimi. O hazzı aldım yıllar sonra yazıyı okurken. Nilüfer hocam bizim Alanya'da Toros köylüleri Sedir ağacına "İledin" derler. Betimlediğim ilk örümcek yeni türü Mut-Sertavul geçidindeki bir ardıç kümesinin altından topladığım "Megalepthyphantes turkeyensis Tanasevitch, Kunt & Seyyar, 2004" idi. Bu yüzden ardıç ormanlarında arazi çalışması yapmayı pek severim. Göknar ormanları nursuzdur. Tabanında örümcek hak getire :) Çam ormanları baba ocağı gibidir. Tabanında örümceği de boldur. Güven ve mutluluk verir insana...

    YanıtlaSil
  4. Teşekkür ederim Boğaç hocam, hem beni yüreklendiren güzel hem de katkılarınız için.
    Kozalaklıları ben de bir ayrı severim, çocukluğumun 3-5 yılı ODTÜ'de geçti, oradaki çamlar arasındaki yollarda yürümek büyük bir zevkti. Ardıçların ise yeri başkadır hepsinden, doktora tez konumdur. İnsan tez bitkisini bir başka seviyor galiba, sanki kendine aitmiş gibi, belki evlat gibi. Göknarların da açınca nar gibi kıpkırmızı kozalakları güzeldir...
    Düşündükçe insanın aklına geliyor :)

    YanıtlaSil