Alman Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü (BfR) tarafından çaylar üzerinde yapılan bir araştırmanın ilk sonuçları iki gün önce (15.07.2013) kurumun web sitesinde yayınlandı. Çalışma, günlük hayatımızda çokça tükettiğimiz, sağlıklı olduğunu düşündüğümüz bitki çayları hakkında beklenmedik gerçekleri göz önüne serdi. Buna göre, bazı bitki çayları, hayvan deneylerinde kansere sebep olduğu tespit edilen maddeler içeriyor.
Araştırmanın amacı, Alman piyasasında bulunan bitki, bitki çayı ve gıdalarda kanserojen olduğu bilinen pirolizidin alkaloitlerinin miktarlarını belirlemek. Pirolizidin alkaloitleri (PA), aslında doğada 6 binden fazla bitkide doğal olarak bulunuyor. Bu madde grubunun bitkide neden üretildiği hala bir muamma olsa da bitkiyi etraftaki zararlılardan korumak amaçlı sentezlendikleri görüşü yaygın. Pirolizidin alkaloitleri üzerinde yapılmış önceki çalışmalar, (1,2 doymamış türevlerin) karaciğer rahatsızlığına ve kansere yol açabileceğini gösteriyor.
Araştırma kapsamında Almanya piyasasındaki 221 bitki çayı incelenmiş. Yapılan araştırmada rooibos ve yeşil çay örneklerinde belirgin düzeyde PA bulunmazken; papatya, nane, ısırgan otu, melisa ve bebekler için üretilmiş rezene çaylarında 3.4 mg'a (1 kg çayda) kadar çıkan miktarda PA bulunduğu tespit edilmiş.

Federal Risk Değerlendirme Enstitüsü henüz yüksek oranda PA içeren çayların sağlığa zararlı olduğu yönünde bir uyarı yapmadı. Ancak uzun süre bitki çayı tüketilmesinin özellikle çocuklarda, hamile ve çocuk emziren kadınlarda risk teşkil edebileceği unutulmamalı. Yetişkinlere ise günde 5 sallama bitki çayından fazla tüketilmemesi tavsiye ediliyor.

Bu durumda bize düşen görev; güvenilir firmaların bitkisel çaylarını tercih etmek, açıkta satılan markasız bitkileri, bitki karışımlarını kullanmaktan önemle kaçınmak.
Herkese sağlıklı günler...
Web sitesindeki haberin orjinali: http://www.bfr.bund.de/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder