20 Ocak 2012 Cuma

Farmakognozi nedir? Farmakognost ne bilir?


Farmakognozi terimini derslerde tanımlarken hep biyolojik asıllı (bitki, hayvan, mantar, mikroorganizma hepsi) ilaç ve ilaç ham maddelerini inceleyen (eczacılık) bilim dalı olarak tanımlarız.
Bizler (eczacılık fakültesindeki) öğrencilerimize önce bu kaynakları anlatır, onları nasıl tanımlayacaklarını, tanıyacaklarını, bunların hangi durumlarda ne işe yarayacaklarını öğretmeye çalışırız. Sonra hangi madde/madde gruplarının bu etkileri ortaya çıkardığını, bu maddelerin hangi ilaçlarla, besinlerle alınmaması gerektiğini, hangi dozda etkili olduklarını, hangi dozlarda zehirlenmelere sebep olabileceklerini bilsinler isteriz.

Aslında onlar bu Latince terimlerle, kimyasal formüllerle boğuşurken bizim de tüm gün bunlarla uğraştığımızı sandıklarına eminim. Oysa çok farklı konularda çalışmalar yapan geniş bir spektrumu var farmakognozi çalışmalarının.

Mesela ben botaniği çok severim, isterdim ki daha çok arazi çalışması, halk ilacı çalışması, herbaryumlar, bitkilerin mikroskobik ve morfolojik incelenmeleri ile uğraşsam... Hatta bölüme girerken yapılan yüksek lisans mülakatında bana hangi hoca ile ne çalışmak istersin sorusunu sorduklarında (juride Prof. Dr. Ekrem Sezik, Prof. Dr. Bilge Şener ve Prof. Dr. Şenay Küsmenoğlu vardı) ben Prof. Dr. Erdem Yeşilada ile Halk İlacı (Etnobotanik) çalışmak isterim demiştim. Neden olduğunu o zaman anlayamamıştım ama hepsi birden gülmüştü. Sonraları arazi çalışmalarının çok masraflı, uzun süreçli çalışmalar olması sebebiyle bu tepkiyi verdiklerini düşündüm...

Farmakognozide farklı akımlar var ama Bilge (Şener) Hoca, Ekrem (Sezik) Hoca ve Erdem (Yeşilada) Hoca'nın bizim bölümümüzde oturttuğu bir çalışma disiplini var. Genellikle halkın kullandığı bitkileri halkın kullanış amacına göre inceliyoruz. Yani halk o bitkileri nasıl kullanıyorsa biz de öyle hazırlayıp hayvanlarda (in-vivo) ya da hayvansız ortamlarda (in-vitro) bu etkilerin varlığını inceliyoruz. Sonra etkili bitkilerde bu çalışmalarımız farklı tekniklerle etkili grupların belirlenmesi, etkilerinin her aşamada tekrar incelenmesi ile etkili maddelerin ekstreden ayrılması şeklinde sürüyor. Sonra diyoruz ki Gentiana olivieri bitkisi halk arasında afat otu olarak bilinmekte ve şeker hastalığına karşı kullanılmakta, çünkü içindeki izoorientin antidiyabetik etkili...

İşte bu sebeple biraz botanik, biraz arazi deneyimi, biraz hayvan deneyi (farmakoloji ve toksikoloji) bilgisi, biraz kimya (enstrumantal analiz, izolasyon) biliyoruz (daha çoğunu da bilenler var tabii :)). Bu konulara ilgi duyanlarınız varsa, çalışmalarınızı merak ediyoruz diyenleriniz varsa sizleri bölümümüze (gezmeye, incelemeye, çalışmalarımıza izleyici-yardımcı olarak katılmaya) bekleriz...

Şimdi yazdığım cümleler çok randomize, bir anda aklıma gelenler. Bu cümleleri bana yazdıran ise dün NTV'de Gece Bülteni'ne konuk olan okulumuzdan emekli olsa da gönüllerimizdeki yerini asla kaybetmeyecek sevgili hocam Prof. Dr. Erdem Yeşilada. Konuşması kısa ama genel olarak işimizin, mesleğimizin önemini açıklıyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder